Diyarbakır’da Kamu Emekçileri Ek Zam Talebiyle Eylem Yaptı
Haber: Mehmet Mucahit CEYLAN
(DİYARBAKIR) – Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’nun (KESK) ek zam talebiyle ülke genelinde gerçekleştirdiği bir günlük iş bırakma eylemi kapsamında Diyarbakır‘da emekçiler, Dağkapı Meydanı’nda toplanarak açıklama yaptı. Diyarbakır Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Duygu Özbay, “Biz kapıkulu değiliz, biz kamu emekçisiyiz. Tüm baskılara karşı emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur demenin zamanıdır” dedi.
KESK, emekçilerin yaşadığı ekonomik kayıplar, toplu sözleşme sürecine ve Hakem Kurulu kararlarına tepki göstermek amacıyla “Geçinemiyoruz” sloganıyla ülke genelinde bir günlük iş bırakma eylemi yaptı. Diyarbakır’da da eylem kapsamında emekçiler, Dağkapı Meydanı’nda açıklama yaptı. Kamu emekçileri adına açıklamayı yapan Diyarbakır Eğitim-Sen 2 Nolu Şube Başkanı Duygu Özbay, “Hepimizin hak ettiği insanca yaşam koşulları için bugün en temel hakkımızı, üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz” dedi.
“Maaşlarımıza yapılan artışın en az iki katı kadar zam yapıldı”
Ekonomi
“Bu tablo sadece iktidarın eseri değildir”
Aralıkta 55 bin lira maaş alan bir memurun 25 bin lira kira ödediğini, ocak ayında ise maaşı enflasyon farkı dahil 66 bin lira olan memurun kirasının 33 bin 720 liraya çıktığına dikkat çeken Özbay, “Yani maaş zammı diye verilenin çoğu kiraya gitti. Kalanı ise adaletsiz gelir vergisi dilimleri ile lime lime edilecek. Cebimize girmeden vergiye gidecek, buharlaşacak. Tekrar ediyoruz. Bu tablo ile ilk defa karşılaşmıyoruz. Toplu sözleşme adı altında her seferinde sergilenen danışıklı dövüş oyunlarının faturası daha fazla yoksulluk, daha fazla güvencesizlik olarak bizlere kesiliyor. Öte yandan bu tablo sadece iktidarın eseri değildir. Bu tabloda yıllardır bir sendikadan öte iktidarın memur kolları gibi faaliyet yürütenlerin de önemli payı vardır” ifadelerini kullandı.
“Yıllardır bizi yoksullaştıranlar, bir avuç azınlığı zenginleştiriyor”
Bu ülkenin işçisine, asgari ücretlisine, emeklisine, kamu emekçisine insanca yaşam koşulları sunmak için yeterince kaynağı olduğunu anlatan Özbay, şöyle devam etti:
“Ama bu kaynaklar çalışanlara, yoksullaştırılan halka değil, bir avuç asalağa faiz, teşvik, hazine garantisi olarak aktarılmaktadır. Yıllardır bizi yoksullaştıranlar, bir avuç azınlığı zenginleştiriyor. Hem de bunu bizim vergilerimizle, bizim soframızdan çalınanlarla yapıyorlar. Üstelik antidemokratik uygulamalarla, baskıyla, yasakla, korkuyla bu düzene razı olmamızı istiyorlar. Bizleri biat eden modern kölelere dönüştürmeye çalışıyorlar. Bir avuç azınlığın lehine olan bu tabloyu biz yaratmadık. Biz kapıkulu değiliz, biz kamu emekçisiyiz. Tüm baskılara karşı emeğimizin ve irademizin değersizleştirilmesine dur demenin zamanıdır.”
“Verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz”
“Maaşlarımızda hemen şimdi, ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılmasını istiyoruz” diyen Özbay, “2023 Temmuz’dan itibaren hayata geçirilen ilave seyyanen ödeneğin taban maaşlarımıza yansıtılmasını istiyoruz. Verilen sözlerin gereğinin yerine getirilmesini istiyoruz. Tüm kamu emekçilerine 3600 ek gösterge, ilave seyyanen ödenek tutarının mevcut emekli aylıklarına eklenmesini, mülakatın kaldırılmasını istiyoruz. Haziran ayına kadar 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın grevli toplu pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılması başta olmak üzere evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini istiyoruz. En geç haziran ayı sonunda gerçek bir toplu pazarlık masası kurulmasını istiyoruz. En düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını, kira, kreş ve yol desteği istiyoruz” şeklinde konuştu.






